
Küçük ejderha Alev ve Son Dilek
Pınar Gül
Küçük ejderha Alev, bir ormanda yaşayan biriydi. Küçük ejderha Alev ay ışığından yapılmış anahtarı çok ederdi. Karıncalar yollarına devam etti, gölgelerin arasında oyunlar vardı. Bu soru kafasında sürekli dönüp duruyordu. Yüzünde bir gülümseme belirdi, bugünü hep anacaktı. Her yeni gün aynı başlıyordu. Öğle güneşi tepedeydi, etraf sessizliğe büründü. Bir gün gökten parlak bir yıldız düştü. Ayaklarını yere sağlam bastı. Beklediği fırsat sonunda ayağına gelmişti. Uzaktaki tepeye baktı, ilerlemek artık daha kolaydı.
Yanına yalnızca en gerekli şeyleri aldı. Kuşlar yuvalarına döndü, yolun sonu göründü. Adımları önce yavaştı, sonra kendiliğinden hızlandı. Ellerini yıkadı, kendini toparladı. Her dönemeçte bambaşka bir manzarayla karşılaştı. Gün ortasının sıcağı bastırdı, işler hızlanmaya başladı. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: karanlık bir sis her yeri sardı. Serçeler dallara kondu, kuşlar yeniden ötmeye başladı. Pes etmek o an çok kolay görünüyordu. Başını kaldırıp baktı, aklında hep aynı düşünce vardı. Küçük ejderha Alev yılmadı; doğru anı bekledi.

