
Kâşif Poyraz ve Gizli Ada
Zeynep Aksoy
Kâşif Poyraz, uzak bir sahil kasabasında yaşayan biriydi. Kâşif Poyraz dağın zirvesinde ne olduğunu çok ederdi. Az sonra hiç beklenmedik bir şey oldu. Bu onu içten içe kıpırdatıp duruyordu. Bir yaprak dönerek indi, ışık yaprakların arasından süzüldü. Her sabah pencereden bakıp aynı soruyu sorardı. Rüzgârın sesi bir fısıltıya benziyordu. Bir gün eski bir sandıkta sararmış bir harita buldu. Usulca ıslık çaldı. Hikayenin asıl kısmı böyle başlamış oldu. Kısa bir mola verdi, buna ihtiyacı vardı.
Küçük çantasını hazırlayıp kapıdan çıktı. Yere eğilip inceledi, içi rahat etti. İçinde tarif edemediği bir heyecan vardı. Sabah ışığı her yeri sardı, ortalık ışıl ışıl parladı. Gördükleri, ettiklerinden bile ilginçti. Yapraklar usulca kımıldadı, gökyüzü sonsuz görünüyordu. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: harita yağmurdan ıslanıp okunmaz oldu. Etrafına dikkatle baktı, ilerlemek artık daha kolaydı. İçindeki ses ona durmasını fısıldadı. Etrafında bir tur attı, yorulduğunu unuttu. Kâşif Poyraz yılmadı; ipini kayalara bağlayıp tırmandı.

