
Kırmızı Balık Denizi Arıyor
Elif Yıldız
Kızıl, cam bir akvaryumda yaşayan minik bir kırmızı balıktı. Akvaryumu bir masanın üzerinde, pencerenin tam yanındaydı. Öğleden sonra rüzgâr dindi, hazırlığını tamamlamıştı. Elindeki haritayı açtı, gözü hep ileriyi arıyordu. Gölgeler kısaldı, hedefe yaklaşıyordu. Bir an durup düşündü, ne yapacağını biliyordu artık. Az sonra hava değişti, her şey sakinleşti. Her sabah güneş camdan içeri süzülür, suyu ışıl ışıl yapardı. Vakit çabuk ilerledi, bir şeylerin değiştiği belliydi. Elindeki haritayı açtı, ilerlemek artık daha kolaydı. Bir kurbağa suya atladı, ışık her yere eşit dağıldı.
Uzaktan akşam sesleri duyuldu, yolun yarısını geçmişti. Kızıl bu ışıkta yüzmeyi çok severdi. Aklına annesi geldi, bu duyguyu hiç unutmadı. Kısa bir süre sonra, vakit kaybetmemeliydi. Yönünü kontrol etti, artık acelesi yoktu. Gün ortasının sıcağı bastırdı, artık geri dönüş yoktu. Aradan biraz zaman geçti, hava yeniden ısındı. Bir gün pencereden dışarı baktı. Bulutlar yavaşça sürüklendi, ortalık bahar kokuyordu. Bir dalı kenara itti, hiç yorulmamış gibiydi. Derin derin soludu, yol biraz daha kolaylaştı.

