
Kaplumbağa Ağıradım ve Uzun Kış
Kerem Ak
Kaplumbağa Ağıradım, sık bir ormanın içinde yaşayan biriydi. Kaplumbağa Ağıradım yeni bir dost edinmenin yolunu çok ederdi. Bir dalı bastonu gibi kullandı, gücünü yeniden topladı. Ne yapsa aklı hep oraya kayıyordu. Dakikalar uzayıp gitti, her şey sakin sakin ilerledi. Kahvaltı ederken bile bunu düşünürdü. Bir an durup düşündü, bir kez daha denemeye karar verdi. Bir gün uzaktan tanımadığı bir geldi. Yüreği hopladı, aklındaki soru dağıldı. Bu küçük olay her şeyin başlangıcıydı. Karıncalar yollarına devam etti, ortalık ışıl ışıl parladı.
Gerekenleri toplayıp güneş doğmadan yola çıktı. Hava yavaş yavaş ısındı, artık acele etmesi gerekiyordu. İlk birkaç adım en zorlarıydı. Sabah çiyi henüz kurumamıştı, gün ağarmak üzereydi. Gittikçe tanımadığı topraklara giriyordu. Dakikalar uzayıp gitti, yol yeniden uzadı. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: yiyecek bulmak gittikçe zorlaştı. Dallar arasından ışık sızdı, her yer pırıl pırıldı. neredeyse tükeniyordu. Aradan biraz zaman geçti, artık geri dönüş yoktu. Kaplumbağa Ağıradım yılmadı; yuvayı dal dal yeniden ördü.

