
Tilki Kuyruk ve Uzun Gece
Ayşe Demir
Tilki Kuyruk, sık bir ormanın içinde yaşayan akıllı biriydi. Tilki Kuyruk kaybolan yavru kuşu nasıl bulacağını çok ederdi. Çiçekler güneşe döndü, çiy taneleri parıldadı. Bunu düşünmeden bir günü bile geçmiyordu. O sırada bir ses duyuldu, önünde uzun bir yol vardı. Sabahları gözünü açar açmaz bunu düşünürdü. Bir taş fırlattı, buna ihtiyacı vardı. Bir gün kışın ilk karı yağmaya başladı. İkindi olmuştu bile, beklemek gerekti. Kimse o gün neler olacağını tahmin edemezdi. Gözleri sevinçle parıldadı.
Arkasında küçük bir not bırakıp sessizce ayrıldı. Yerdeki taşlar ışıldadı, her şey sakinleşti. İçindeki karışık duyguları kimseye anlatamazdı. O sırada bir ses duyuldu, ortam bambaşka bir hâl aldı. Yol, hiç beklemediği yönlere sapıyordu. Güneş yavaşça alçaldı, yeni bir başlangıç gibiydi. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: yiyecek bulmak gittikçe zorlaştı. Çiçekler güneşe döndü, hava tertemizdi. Bir anlığına eve dönme isteği kapladı içini. Kısa bir mola verdi, kendini toparladı. Tilki Kuyruk yılmadı; yuvayı dal dal yeniden ördü.

