
Köylü kızı Zeynep ve Son Yaprak
Buse Yalçın
Köylü kızı Zeynep, yemyeşil bir vadide yaşayan biriydi. Köylü kızı Zeynep nehrin nereye aktığını çok ederdi. Bir dalı bastonu gibi kullandı, biraz daha yaklaştı. Aklının bir köşesinde hep aynı soru dururdu. Öğleden sonra rüzgâr dindi, hazırlığını tamamlamıştı. Güneş doğar doğmaz aklı yine oraya giderdi. Öğle vakti geldi, bir sonraki adım belliydi. Bir gün ilk bahar yağmuru toprağa düştü. Güneş yavaşça alçaldı, biraz dinlenmek iyi gelirdi. Artık geri dönüşü olmayan bir yola girmişti. Bir bulut güneşi kapattı, yolun sonu göründü. İçindeki korku eridi, her şey anlamlandı. Hazırlığı uzun sürmedi; kısa sürede yoldaydı. Başını kaldırıp baktı, buna ihtiyacı vardı. Heyecanı korkusundan biraz daha ağır basıyordu. Yeni bir gün başladı, bir şeylerin değiştiği belliydi. Adım attıkça dünyası genişliyordu. Bir saat kadar yürüdü, hazırlığını tamamlamıştı. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: yoğun bir sis bütün vadiyi kapladı. Bir kıvılcımı parladı, ne yapacağını biliyordu artık. Geri dönse kimsenin bir şey demeyeceğini düşündü.
Toprak kokusu yükseldi, etraf bir anda sessizleşti. Köylü kızı Zeynep yılmadı; toprağı özenle sürdü. İçinden bir şarkı geçti, içi sevinçle doldu. Toprağın altındaki solucanlar toprağı canlandırdı. Kalbi hızla çarptı, yüreği ferahladı. Yalnız olmadığını anlamak ona iyi geldi. Hava kararmaya yüz tuttu, beklemenin sonuna gelmişti. Ilık bir esinti geçti, gökyüzü masmavi göründü. Adımları eskisinden çok daha emindi. Sabah ışığı her yeri sardı, dallar hafifçe sallandı. Toprak yol yerini taşlı bir patikaya bıraktı. Bir kıvılcımı parladı, içi sevinçle doldu. Yolunu bir kez daha bir engel kesti: çiçekler birer birer solmaya başladı, tam da en yorgun anındaydı. Yere eğilip inceledi, sonra yeniden ayaklandı. Şaşkınlıktan gözlerini kırpıştırdı, yeniden dikkatle baktı. Yaprakların üstü çiy tutmuştu, gölgelerin arasında oyunlar vardı. Sakinleşip meseleyi baştan ele aldı, elindekiyle yetinmeyi seçti. Yerdeki taşlar ışıldadı, etraf mis gibi kokuyordu. Köylü kızı Zeynep rüzgâr dinene kadar bekledi, derin bir nefes aldı. Kendi kendine gülümsedi, kendini çok şanslı saydı. Uzun bir uğraşın ardından başardı, yol yeniden açıldı.

