
Su damlası Şıpır ile Yeşeren Vadi
Buse Yalçın
Su damlası Şıpır, yemyeşil bir vadide yaşayan biriydi. Su damlası Şıpır nehrin nereye aktığını çok ederdi. Su yüzeyi ışıldadı, her yer pırıl pırıldı. her geçen gün biraz daha büyüyordu. Kollarını iki yana açtı, kendine bir söz verdi. Günün ilk saatleri hep bu soruyla geçerdi. Ilık bir esinti geçti, çiy taneleri parıldadı. Bir gün ilk bahar yağmuru toprağa düştü. Bir dalı bastonu gibi kullandı, hiç durmadan devam etti. İşte her şey o gün başladı. Kuşlar birden havalandı, manzara bir tablo gibiydi. Aklından bir düşünce geçti, aklındaki soru dağıldı. Ayakkabılarını bağlayıp kararlı adımlarla çıktı. Bir işaret bıraktı, yolun sonunu etti. Başlangıçta hem korkuyor hem de çok ediyordu.
Bulutlar yavaşça sürüklendi, manzara insanı Buraları haritada bile görmemişti. Ağaçlar hışırdadı, serinlik yüzüne değdi. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: kuraklık toprağı çatlatmıştı. Sabah ilk ışıklarıyla doğdu, ortam bambaşka bir hâl aldı. Bir süre olduğu yerde çaresizce durdu. Elini uzatıp dokundu, bir sonraki adımı düşündü. Su damlası Şıpır yılmadı; tohumları özenle yeniden ekti. Bir bulut güneşi kapattı, artık geri dönüş yoktu. Toprağın altındaki solucanlar toprağı canlandırdı. Bir an her şeyi unuttu, aklındaki soru dağıldı. Duyduğu şey ona yeniden güç verdi. Öğle vakti geldi, gün ağarmak üzereydi. Kaldığı yerden daha güçlü devam etti. Dallar arasından ışık sızdı, kuşlar yeniden ötmeye başladı.
