
Su damlası Şıpır ve Son Yaprak
Can Öztürk
Su damlası Şıpır, yemyeşil bir vadide yaşayan biriydi. Su damlası Şıpır tohumların nasıl çiçeğe döndüğünü çok ederdi. Uzaktaki tepeye baktı, kendini toparladı. Ne yapsa aklı hep oraya kayıyordu. Gözleri parladı, bu ona güç verdi. Kahvaltı ederken bile bunu düşünürdü. Toprak kokusu yükseldi, renkler her zamankinden canlıydı. Bir gün ırmak neşeyle şarkı söylemeye başladı. Uzaktaki tepeler netleşti, gölgeler yumuşacık oldu. Bu küçük olay her şeyin başlangıcıydı. Yavaşça bir adım attı, hiç durmadan devam etti.
Gerekenleri toplayıp güneş doğmadan yola çıktı. Gecenin ilk yıldızı doğdu, işler hızlanmaya başladı. İlk birkaç adım en zorlarıydı. Bir kurbağa suya atladı, ortalık ışıl ışıl parladı. Gittikçe tanımadığı topraklara giriyordu. Kısa bir mola verdi, önündeki yol açıldı. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: sert bir rüzgâr her şeyi savurdu. Sessizce ilerledi, adımları daha sağlam oldu. neredeyse tükeniyordu. Başardığını hissetti, kendini yalnız hissetmedi. Su damlası Şıpır yılmadı; tohumları özenle yeniden ekti.

