
Yardımsever Efe ile Bekleyişin Sonu
Zeynep Aksoy
Efe, sıcacık bir mahallede yaşayan biriydi. Efe kaybettiği oyuncağını çok ederdi. Etrafında bir tur attı, sonra yeniden ayaklandı. Cevabını bulamadığı sürece rahat edemiyordu. Vakit çabuk ilerledi, artık acele etmesi gerekiyordu. Uyandığı an aklına gelen ilk şey buydu. Tam o anda, her şey yavaşladı. Bir gün yolda yardıma ihtiyacı olan birini gördü. Aradan uzun zaman geçmedi, vakit tam da uygundu. Böylece anlatmaya doyamayacağı günler başladı. Derin derin soludu, böylesi daha iyiydi. Gözleri parladı, bugünü hep anacaktı. Fazla oyalanmadan hazırlanıp yola düştü. Adımlarını hızlandırdı, kısa sürede toparlandı. Hem heyecanlı hem de biraz ürkekti. Uzaktaki tepeye baktı, her şey yolundaydı. Tanıdık her şey yavaş yavaş geride kaldı. Vakit çabuk ilerledi, ortalık yeniden durulmuştu. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: işler daha da karıştı. Gökyüzü yavaşça açıldı, etraf mis gibi kokuyordu. İçinden vazgeçmeyi bir an düşündü.
Sis yavaşça dağıldı, manzara bir tablo gibiydi. Efe yılmadı; elindekini paylaşmayı seçti. Kısa bir süre sonra, işler hızlanmaya başladı. Bir arkadaşı ona destek oldu. Öğleden sonra hava iyice ısındı. Bu destek sayesinde kendini toparladı. Bir taşın üstüne çıktı, biraz daha yaklaştı. Bir yudum su içti, acele etmedi. Bu kez daha kararlı bir şekilde ilerledi. Ağaçlar hışırdadı, çiy taneleri parıldadı. Patika yavaş yavaş yokuş yukarı çıkmaya başladı, adımlarını sıklaştırdı. Uzaktan akşam sesleri duyuldu, biraz dinlenmek iyi gelirdi. Yolunu bir kez daha bir engel kesti: sık bir çalılık geçit vermiyordu, tam da en yorgun anındaydı. Hava kararmaya yüz tuttu, işler hızlanmaya başladı. Bir süre öylece bakakaldı, yavaşça yaklaştı. Yönünü kontrol etti, gözü hep ileriyi arıyordu. Sakinleşip meseleyi baştan ele aldı, kollarını sıvadı. Elindekini sıkıca tuttu, acele etmedi. Efe doğru olanı yapmaya karar verdi, rahat bir soluk aldı. Derin bir nefes aldı, bunu hep hatırlayacaktı. Denemesi işe yaramıştı, bu ona zaman kazandırdı.

