
Küçük Zeynep ve Kırılan Arkadaşlık
Naz Yücel
Küçük Zeynep, sıcacık bir mahallede yaşayan biriydi. Küçük Zeynep doğruyu söylemenin yolunu çok ederdi. O sırada bir ses duyuldu, yeni bir başlangıç gibiydi. Bu onu içten içe kıpırdatıp duruyordu. Bir kelebek havalandı, renkler birbirine karıştı. Her sabah pencereden bakıp aynı soruyu sorardı. Serçeler dallara kondu, yol daha da güzelleşti. Bir gün istemeden küçük bir yanlış yaptı. Yerdeki taşlar ışıldadı, ortalık ışıl ışıl parladı. Hikayenin asıl kısmı böyle başlamış oldu. Elindekini sıkıca tuttu, her şey yolundaydı. Yerdeki izleri inceledi, gücünü yeniden topladı. Küçük çantasını hazırlayıp kapıdan çıktı. Toprak kokusu yükseldi, uzaktan hafif bir uğultu geldi. İçinde tarif edemediği bir heyecan vardı. Zaman ilerledikçe her şey biraz daha netleşiyordu. Gördükleri, ettiklerinden bile ilginçti. Derin derin soludu, kendini toparladı. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: söylediği bir söz birini kırmıştı. Sabah çiyi henüz kurumamıştı, hava yeniden ısındı. İçindeki ses ona durmasını fısıldadı.
Kısa bir süre sonra, ortam bambaşka bir hâl aldı. Küçük Zeynep yılmadı; sonuna kadar sabretti. Sabah ışığı her yeri sardı, her yer altın rengine büründü. Öğretmeni onu yürekten destekledi. Birkaç adım geri gitti, adımları daha sağlam oldu. Bir anda içi ferahladı. Bir dalı bastonu gibi kullandı, gözü hep ileriyi arıyordu. Gün ortasının sıcağı bastırdı, hava yeniden ısındı. Yeniden yola koyulurken gülümsüyordu. Bir anlık sessizlik oldu, yolun yarısını geçmişti. Toprak yol yerini taşlı bir patikaya bıraktı, adımları yankılandı. Gün ortasına gelinmişti, her şey daha da güzelleşti. İşler tam yolunda derken bir aksilik oldu: elindeki tek şeyi vermesi gerekiyordu, etrafta yardım edecek kimse yoktu. Akşamüstü olmuştu, hedefe yaklaşıyordu. Şaşkınlıktan gözlerini kırpıştırdı, bir kez daha denemeye karar verdi. Beklediğinden uzun sürdü, yolun sonu göründü. Vazgeçmek yerine oturup uzun uzun düşündü, elindekileri düzenledi. Gözleri parladı, bu duyguyu hiç unutmadı. Küçük Zeynep izleri baştan takip etti, derin bir nefes aldı. Kısa bir süre sonra, her şey yerli yerine oturdu. Uzun bir uğraşın ardından başardı, biraz soluklandı.

