
Dürüst Kaan ile Zor Bir Seçim
Naz Yücel
Dürüst Kaan, sıcacık bir mahallede yaşayan biriydi. Dürüst Kaan doğruyu söylemenin yolunu çok ederdi. Gölgeler uzamaya başladı, ortalık yeniden durulmuştu. Cevabını bulamadığı sürece rahat edemiyordu. Patika güneşle aydınlandı, etraf doluydu. Uyandığı an aklına gelen ilk şey buydu. Ilık bir esinti geçti, her şey sakinleşti. Bir gün istemeden küçük bir yanlış yaptı. Bir yaprak dönerek indi, her yer pırıl pırıldı. Böylece anlatmaya doyamayacağı günler başladı. Güneş yavaşça alçaldı, yol yeniden canlandı. Gölgeler uzamaya başladı, günün en sessiz anıydı. Fazla oyalanmadan hazırlanıp yola düştü. Derin derin soludu, ilerlemek artık daha kolaydı. Hem heyecanlı hem de biraz ürkekti.
Elleri titredi, her şey daha kolay göründü. Tanıdık her şey yavaş yavaş geride kaldı. Etrafı dikkatle inceledi. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: söylediği bir söz birini kırmıştı. Uzakta bir çan sesi duyuldu, etraf doluydu. İçinden vazgeçmeyi bir an düşündü. Beklediğinden uzun sürdü, günün en sessiz anıydı. Dürüst Kaan yılmadı; en iyisini bekledi. Derin derin soludu, adımları daha sağlam oldu. Öğretmeni onu yürekten destekledi. Hava birden serinledi, manzara insanı Bu destek sayesinde kendini toparladı. Ellerini birbirine sürttü, kısa sürede hazırdı. Bu kez daha kararlı bir şekilde ilerledi. Bir saat kadar yürüdü, yolun sonu göründü.

