
Küçük Zeynep ve Unutulan Teşekkür
Elif Yıldız
Küçük Zeynep, sıcacık bir mahallede yaşayan biriydi. Küçük Zeynep kırılan arkadaşlığını nasıl onaracağını çok ederdi. Bir yudum su içti, aklı iyice açıldı. Bunu düşünmeden bir günü bile geçmiyordu. Kendine söz verdi, her şey anlamlandı. Sabahları gözünü açar açmaz bunu düşünürdü. Yolun kenarına çekildi, biraz daha yaklaştı. Bir gün bir arkadaşı ondan yardım istedi. Bir taş fırlattı, kendine bir söz verdi. Kimse o gün neler olacağını tahmin edemezdi. Heyecandan yerinde duramadı, kararlılığı arttı.
Arkasında küçük bir not bırakıp sessizce ayrıldı. Ellerini birbirine sürttü, gücünü yeniden topladı. İçindeki karışık duyguları kimseye anlatamazdı. Dakikalar uzayıp gitti, yolun sonu göründü. Yol, hiç beklemediği yönlere sapıyordu. Sis yavaşça dağıldı, dallar hafifçe sallandı. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: söylediği bir söz birini kırmıştı. Çantasını omzunda düzeltti, yol biraz daha kolaylaştı. Bir anlığına eve dönme isteği kapladı içini. Derin bir nefes aldı, içinden teşekkür etti. Küçük Zeynep yılmadı; sonuna kadar sabretti.

