
Paylaşan Ela ve Elindeki Tek Şey
Deniz Şahin
Paylaşan Ela, sıcacık bir mahallede yaşayan akıllı biriydi. Paylaşan Ela bir dostuna nasıl yardım edebileceğini çok ederdi. Rüzgâr hafifçe esti, günün en güzel anıydı. Gözünü kapadığında bile aynı şeyi görüyordu. Yolun kenarına çekildi, sonra yoluna devam etti. Yatağından kalkarken hep aynı şeyi ederdi. Sabah çiyi henüz kurumamıştı, aklındaki plan netleşti. Bir gün zor bir seçimle karşılaştı. Sis yavaşça dağıldı, kuşlar yeniden ötmeye başladı. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Çiçekler güneşe döndü, dallar hafifçe sallandı.
Bir matara su ve biraz azık alıp yürümeye başladı. Heyecandan yerinde duramadı, her şey anlamlandı. Bir yandan seviniyor, bir yandan tedirgin oluyordu. iyice arttı, kendini güçlü hissetti. Önündeki yol her adımda yeni bir şey gösteriyordu. Kendine söz verdi, içi sevinçle doldu. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: söylediği bir söz birini kırmıştı. Bir kıvılcımı parladı, bugün güzel bir gündü. Ayakları bir an olsun ilerlemek istemedi. Çiçekler güneşe döndü, yol daha da güzelleşti. Paylaşan Ela yılmadı; toplayıp özür diledi.

