
Keşfin Sırrı
Mert Kaya
Doğa gözlemcisi Nehir, çocuklarla dolu bir kasabada yaşayan biriydi. Doğa gözlemcisi Nehir gölgelerin neden uzayıp kısaldığını çok ederdi. Bir dalı bastonu gibi kullandı, kendine bir söz verdi. her geçen gün biraz daha büyüyordu. Yerdeki izleri inceledi, sonra yoluna devam etti. Günün ilk saatleri hep bu soruyla geçerdi. Ayakkabısını sıkıca bağladı, kendini toparladı. Bir gün tozlu bir deney kutusu buldu. Bir çiçeği kokladı, yol daha eğlenceli oldu. İşte her şey o gün başladı. Bir kıvılcımı parladı, bunu başaracağını anladı.
Ayakkabılarını bağlayıp kararlı adımlarla çıktı. Öğle vakti geldi, artık geri dönüş yoktu. Başlangıçta hem korkuyor hem de çok ediyordu. Bir dal hafifçe eğildi, ortalık bahar kokuyordu. Buraları haritada bile görmemişti. Hava kararmaya yüz tuttu, bir sonraki adım belliydi. Ama işler düşündüğü kadar kolay değildi: aleti bir türlü çalışmadı. Sevinci yüzünden okunuyordu, bütün yorgunluğunu unuttu. Bir süre olduğu yerde çaresizce durdu. Bir yudum su içip derin bir nefes aldı. Doğa gözlemcisi Nehir yılmadı; tekrar tekrar denedi.

